Ayın Röportajı Manşet Röportajlar

Ayın Röportajı / Emre Kongar ‘Babam Oğlum Torunum’ – Sosyolog

Ayın Röportajı / Emre Kongar ‘Babam Oğlum Torunum’ – Sosyolog

13 Ekim 1941’de İstanbul’da doğdu. Babası, Şişli Terakki ve Pertevniyal Liseleri felsefe öğretmenlerinden İhsan KONGAR, annesi ise yine Şişli Terakki Lisesinde bir süre felsefe öğretmenliği yapan, Zapyon Kız Lisesi felsefe öğretmeni Mesude KONGAR’dır. Evli ve üç çocukludur.

İlk, orta ve lise eğitimini Şişli Terakki Lisesinde gören Emre KONGAR pekiyi derece ile mezun oldu.

* Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi’ne girdi. Buradaki öğrenciliği sırasında, Prof. Arif Payaslıoğlu, Prof. Mübeccel Kıray, Prof. Şerif Mardin gibi hocalarıyla ve yabancı uzmanlarla köy, gecekondu ve kentlerde araştırma projelerinde çalıştı. 1963 yılında Siyasal Bilgiler Fakültesi Maliye ve İktisat Bölümü’nü bitirdi. 1964 yılında Birleşmiş Milletler bursu ile Sosyal Bilimler eğitimi için Birleşik Amerika’ya gitti.  *1966 yılında Michigan Üniversitesi, Sosyal Çalışma Yüksek Okulu’ndan master ünvanı ile mezun oldu. * Aynı yıl Türkiye’ye döndü. Hacettepe Tıp ve Sağlık Bilimleri Fakültesi’ne öğretim görevlisi olarak girdi.

Tıp, Sağlık Bilimleri ve Fen ve Mühendislik öğrencilerine Sosyal Çalışma dersleri verdi.

Bu görevi sırasında 2 yıl süre ile Prof. Nusret Fişek ile çalıştı, Nüfus Etüdleri Enstitüsü’nde de uzmanlık yaptı. Türkiye’deki ilk ulusal Nüfus Planlaması Sempozyumunu düzenledi,

Hacettepe Tıp ve Sağlık Bilimleri Fakültesi’nin Hacettepe Üniversitesi’ne dönüştürülmesi sırasında Prof. İhsan Doğramacı ile birlikte çalıştı.

1967 yılında üniversite bünyesinde Sosyal Çalışma Yüksek Okulu’nu kurdu ve buraya müdür olarak atandı.

1969 yılında sosyal bilimler alanında “İzmir’de Kentsel Aile” adlı tezi ile doktor oldu.

12 Mart 1971 askeri muhtırasından sonra Prof. ihsan Doğramcı tarafından istifa etmesi istendi ve üniversite yönetimi tarafından askerlik tehir kararı kaldırıldı.

1972-1974 yılları arasında askerlik görevini yaptı.

1974 yılında, Bülent Ecevit hükümeti iktidarı zamanında, yine İhsan Doğramacı tarafından davet edilerek Hacettepe Üniversitesi Ekonomi Bölümü’ne öğretim görevlisi olarak geri döndü.

‘Babam Oğlum Torunum’

Emre Kongar’ın babası 1900, torunu 2000 doğumlu. Samimi bir anlatım ile dönemin Türkiye’sine ışık tutan, okurken herkesin kendi aile hikâyesini kaleme alması gerekliliğini vurgulayan özel bir çalışma olan yüz yıllık aile öyküsünde, hem torun ve evlat hem eş ve baba hem de dede kimliğiyle anlatıyor. Bu kitapta, aile içi ilişkilerdeki mutluluğun gizemini keşfedecek, toplumsal depremlerle sarsılan bir ailenin bütünlüğünü nasıl koruduğunu merakla izleyecek, Yahya Kemal’den Nurullah Ataç’a, Cemil Meriç’ten Haldun Taner’e ve Melih Cevdet Anday’a, Doğramacı’dan Ecevit’e, Demirel’den Erdal İnönü’ye pek çok ünlünün bilmediğiniz yönlerini de hayretle okuyacaksınız.

* “Atatürk ve Devrim Kuramları” adlı takdim tezi ile Hacettepe Üniversitesi Senatosunca Profesörlüğe yükseltildi. Profesörlüğü, Kenan Evren tarafından onaylanmadı.

* Birleşik Amerika’da yayımlanan American Journal of Political and Military Sociology adlı dergi ile yine aynı ülkede yayımlanan International Journal of Sociology of Family adlı dergilerin yazı kurullarında görev yaptı.

* 1980 darbesinden sonra sakalını kesmesi istendiğinde, “Sakal benim eşimin egemenlik alanıdır, devletin egemenlik alanı değildir” dedi ve 15 Şubat 1983 tarihinde askeri rejimin üniversite konusundaki uygulamalarını ve YÖK’ü protesto etmek için, üniversiteden istifa etti.  * Hürriyet Gazetesi’nde danışmanlık yaptı. * Kültür Bakanlığı Müsteşarlığı yaptı. *Hacettepe Üniversitesi Sosyoloji Bölümü’ne eylemli Profesör olarak geri döndü.

* Yıldız Teknik Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi öğretim üyeliği yaptı. * İstanbul Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi’nde saat başı görevli hocalık yaptı. *Temmuz 2000’de bir doçentlik sınavında yapılan kayırmacılığa kızarak, devletten emekli oldu.

* 1996 yılında Cumhuriyet Gazetesi’nde “Aydınlama” adlı sütunu ile köşe yazarlığına başladı. * 1 Eylül 2001 tarihinde Cumhuriyet Gazetesi Yayın Kurulu Danışmanı oldu. * Müjdat Gezen Sanat Merkezi’nde de fahri olarak hocalık yaptı. * NTV’de Mehmet Barlas’la birlikte dönemin en çok ses getiren tartışma programı “Yorum Farkı”nı yaptı. * CNN Türk’te “Dört Bir Taraf” programının daimi katılmcısı oldu.

Halen Cumhuriyet Gazetesi’nde “Aydınlanma” köşesinde yazarlığını sürdürmektedir. Sayısız ödülleri, Sosyal bilimler ve kültür alanında otuzdan fazla kitabı, bilimsel ve deneme türü iki yüzü aşkın makalesi vardır. Bilimsel çalışmalarının ve deneme kitaplarının yanında, 1990 yılının en çok satan kitapları arasına giren “Hocaefendi’nin Sandukası” adlı bir de roman yazmıştır. Müsteşarlık dönemi anılarını da “Ben Müsteşarken” adı ile kitaplaştırmıştır. “21.Yüzyılda Türkiye” adlı incelemesi ve “Kızlarıma Mektuplar” adlı eseri yayınlandığı dönemlerde en çok satan kitaplar listesinde yer almıştır. “Tarihimizle Yüzleşmek” adlı kitabı iki yüz bin dolayında satış ile en çok satılan kitabıdır.

Altınkum Yazarlar festivaline düzenli olarak katılarak Didimli kitapseverler ile buluşan değerli yazar Emre Kongar’ın hem büyüdüğü hem kendi kurduğu ailesini anlatırken bir yandan da Türkiye’de gerçekleşen siyasal, toplumsal ve sosyolojik olayları anlattığı kitabı  ‘ Babam Oğlum Torunum’ kitabı ve Didim üzerine özel bir söyleşi yaptık.

Hocam Didim’e tekrar hoş geldiniz. Pek çok sıfatı bir arada barındıran Emre Kongar ile röportaj yapmak benim gibi bir acemi için oldukça heyecan verici. Öncelikle değerli vaktinizi ayırdığınız için İdea Dergi okurları adına çok teşekkür etmek isterim.

Altınkum Yazarlar Festivaline kaç yıldır katılıyorsunuz? Didim okurlarından ve kitap satışlarınızdan memnun musunuz? Yazarlar Festivali’ne ikinci kez geliyorum. Didim’li  okurların ilgisi çok çok iyi.

Size ilk olarak Didim dendiğinde aklınıza gelen anahtar kelimeleri sormak istiyorum.

Didim benim için tarih ve arkeolojidir.

Didim şehrinin en sevdiğiniz hali nedir ?

İlk ve Son bahar

Sizin de bir öğretmen çocuğu olduğunuzu biliyoruz. Eğitim sistemindeki son gelişmelerin toplumsal etkisini yorumlamanızı rica etsek?  Toplumu mahvediyorlar. Çocuklarımızın beyinlerini yıkıyorlar. Geleceğimize ipotek koyuyorlar.

Dergimiz bu sayımızda ‘Babalar ve Oğullar ‘ teması ile yayına hazırlanıyor. ‘ Babam Oğlum Torunum’ diye kitap yazmış ve üç evlat büyütmüş ve daima yoğun iş hayatına sahip bir baba olarak size sormak istiyorum. Babalığınızı doya doya yaşayabildiniz mi?  Elbette, her zaman çocuklarıma özel zaman ayırdım. Yaşamın Anlamı kitabında uzun uzun anlatırım. Muntazam olarak her Cumartesi onlarla birlikte gezerdik. Gün içinde de mutlaka akşamları ilgilenirdim

Nasıl bir baba olduğunuzu düşünüyorsunuz? Babalığınızı nasıl sıfatlandırırsınız ?(Otoriter, duygusal, arkadaş, disiplinli)  Sevgi ve disiplin aynı anda, aynı dozda

Gücün temsili size göre nedir? Bilgi mi? fiziksel kuvvet mi? Para mı? Sizin için güç neyi ifade eder? Güç benim için bilgidir. Bir de bizi yönetenlerin siyasal gücü var elbette.

 

Röportaj / Haber: Umut Kaşan /İdea Dergi – Kasım /2017

Fotoğraf : Nurlan Tahirli