Araştırma Edebiyat Manşet Sanat

Franz KAFKA ‘Babaya Mektup’ Kitap

Franz KAFKA ‘Babaya Mektup’ Kitap

Babaya Mektup Franz Kafka ile babası Hermann Kafka arasında 1919 yılında gerçekleşen bir çatışmanın öyküsüdür.

Kafka 1918’de Schelesen’de tanıştığı Praglı sekreter Julie Wohryzek ile yaptığı evlilik planı sırasında 36 yaşındadır. Kafka bu nişana karşı çıkan babasına cevap olarak yazdığı bu mektupla babasıyla ilgili duygu ve düşüncelerini dile getiriyor.

Biyografik özellik taşıyan az sayıda ki yapıtlardan biri olan Babaya Mektup Kafka’nın babasıyla ilişkisinin yanı sıra kendi hayatına ve yazarlığına hatta kendi varoluşuna dair ipuçları da vererek edebiyat tarihinde önemli bir yer kazanıyor. Babasına yollamak amacıyla kaleme aldığı bu yapıt hiçbir zaman alıcısının eline geçememiştir. Franz Kafka’nın yakın dostu olan Max Brod 1950’lerin başında bu mektubu toplu yapıtlara dâhil etmesi sayesinde bu önemli eser aynı zamanda otobiyografi özelliği taşıyan bir yazınsaldır.

“Çok sevgili baba, geçenlerde bir kez, senden korktuğumu öne sürmemin nedenini sormuştun. Genellikle olduğu gibi, verecek hiçbir cevap bulamadım, kısmen tam da sana karşı duyduğum bu korku yüzünden, kısmen de bu korkuyu gerekçelendirmek üzere, konuşurken toparlayabileceğimden çok daha fazla ayrıntı gerektiği için…”

Dearest Father, You asked me recently why I maintain that I am afraid of you. As usual, I was unable to think of any answer to your question, partly for the very reason that I am afraid of you, and partly because an explanation of the grounds for this fearwould mean going into far more details than I could even approximately keep in mind while talking…’

Şimdi, baba ben senin bana karşı hissettiğin içten yakınlıktan genel olarak hiçbir zaman kuşku duymadım, ama bu imayı doğru bulmuyorum. Sen yapmacık tavırlar takınamazsın, bu doğru; ancak sadece bu nedenle başka babaların yapmacık davrandıklarını iddia etmek ya üstünde durulması gerekmeyen, basit bir iddiacılıktır ya da –ve bence gerçek budur—aramızda bir şeylerin yolunda gitmediğinin ve buna elinde olmadan senin de yol açtığının örtülü bir ifadesidir. Kastettiğin buysa eğer,  o halde anlaşıyoruz demektir…

” Now, Father, on the whole I have never doubted your goodness toward me, but this aremark I consider wrong. You can’t pretend, that is true, but merely for that reason to maintain that other fathers pretend is either mere opinionated nests, and as such beyond discussion, or on the other hand—and this in my view is what it really is a veiled expression of the fact that something is wrong in our relationship and that you have played your part in causing it to be so, but without its being your fault.  If you really mean that, then we are in agreement.

Kafka’nın yapıtlarında genel anlamda baba oğul çatışmasının hakim olduğu bilinir ama bunu salt vurgulamak istediği konu olarak görmek Kafka’yı sadece düz anlamıyla okumak demektir. Bu kavramın belirli yerlerde aslında güçlü ile güçsüz zengin ile fakir arasındaki çatışmaya evrildiğini görebileceğiniz bir burjuvazi eleştirisi, ve baba figürünün daha çok otoriteye dönüşen kurumlar olarak işlenmesi Kafka’nın diğer eserlerinde oldukça belirgindir.